Jump to main content Jump to footer
logo: Astma- og Allergiforbundet - gjør Norge friskere

Alerjik ve non- alerjik aşırı gıda duyarlılığı (Allergisk og ikke-allergisk matvareoverfølsomhet)

nb Dato publisert: Sist oppdatert:

Aşırı gıda duyarlılığı nedir?

Gıda aşırı duyarlılığı besinlerin herhangi bir bileşenine karşı verilen aşırı tepki reaksiyonudur. Gıda alerjisinde vücudun savunma sistemi gıda maddelerinde bulunan proteinleri “tehlikeli” yabancı maddeler olarak algılayarak aktif hale geçer. Tolere edilemeyen gıdaların en ufak miktarı bile alerjik bir reaksiyona yol açabilir.  Reaksiyonlar genelde gıdanın tüketilmesinden kısa bir süre sonra görülür ve bazı durumlarda oldukça ciddi olabilir.

 

Diğer tür aşırı gıda duyarlılığı söz konusu olduğunda vücudun savunma sistemi devreye girmez. Ancak ortaya çıkan belirtiler alerjide görülen tepkilere benzeyebilir. Belirtiler daha yavaş şekilde gelişir, daha az tehlikelidir ve tüketilen gıdanın miktarına bağlıdır. İntolerans terimi genellikle laboratuvar testlerinde görülmeyen gıda reaksiyonu için   kullanılan bir terimdir. (Aşırı gıda duyarlılığının ya da daha sıkca kullanılan adıyla gıda intoleransının birçok değişik şekilleri vardır.) 

 

Gıda alerjisi prevalansı

Bir ila üç yaş arası küçük çocukların %5 – 8’ i gıdalara karşı reaksiyon göstermektedirler. Toplumun diğer kesimlerinde polene bağlı çapraz alerjiler de dahil edildiğinde %5 oranında gıda alerjisi/ - intoleransı olduğu görülmektedir. Bu sorun aile ve arkadaşları da dolaylı yoldan etkilemesi nedeniyle çok fazla kişi günlük yaşamlarında etkilenmektedirler

 

En yaygın görülen gıda duyarlılığı

Küçük çocuklarda en çok görülen alerjiler süt, yumurta, buğday, balık, fındık, su kabukluluları ve baklagiller (bezelye, yer fıstığı, fasulye, soya ve mercimek) alerjisidir.

Özellikle atopik egzaması olan çocuklar turunçgillere, çileğe ve domatese karşı alerjik olmayan aşırı duyarlılık reaksiyonu gösterebilirler. Bu reaksiyonlar miktara bağlı olarak ortaya çıkar ve genellikle kaşıntıya ve egzamanın alevlenmesine sebep olurlar.

 

Daha büyük çocuklarda ve yetişkinlerde en yaygın görülen alerjiler fındık, yer fıstığı ve su kabukluluları alerjisidir. Buna ek olarak bazı çiğ meyvelere ve sebzelere karşı polene bağlı olarak çapraz reaksiyonlar ortaya çıkar.

 

Un çocuklarda ciddi alerjik reaksiyonlara sebep olurken yetişkinlerde bu şekli ile çok nadir görülür. Nitekim hassas bağırsak sendromu olan çocuklar ve yetişkinler buğday, çavdar ve arpayı çok tükettiklerinde daha fazla gaz problemi ve karın ağrısı yaşayabilirler.

Buğdaya ya da başka gıda maddelerine duyarlılık göstermeniz yalnızca tüketimin ardından egzersiz yapmanız nedeniyle de ortaya çıkabilir.

 

Çölyak, buğday, çavdar ve arpada bulunan gluten adlı proteinlerin bağırsak duvarında enflamasyona neden olduğu bir bağırsak hastalığıdır. Çölyak ömür boyu süren glutensiz diyet ile tedavi edilir.

 

Laktoz intoleransı süt şekerinin (laktozun) bağırsak mukozasında yeterli derecede sindirilememesini ifade eder. Laktoz intoleransı belirtileri genellikle 4 – 10 yaşlarından önce görülmez. Laktoz intoleransı tehlikeli değildir ancak süt şekerinin çok fazla tüketilmesi karın ağrısı, şişkinlik ve ishale neden olacaktır.

 

Belirtiler

Gıda alerjisinde ve intoleransında görülen reaksiyonlar değişkendir. Bazen hafif dereceli ve kısa süreli seyredebilirken bazen de ağır ve hayati tehlike oluşturabilirler. Ağızda ve boğazda kaşıntı ve mukozada şişkinlik oral alerji sendromu olarak adlandırılır ve polen alerjisi olan kişilerde sıkca görüldüğü gibi gıdalara karşı çapraz reaksiyonlarda sıkca görülür.

 

Bağırsak ve midede görülen tipik belirtiler midede şişkinlik, sancı, ishal, bulantı ve kusmadır. Kurdeşen, egzamanın şiddetlenmesi ve kaşıntı gibi cilt semptomları çok yaygın olmakla birlikte özellikle küçük çocuklarda görülür. Alerjik şok (anafilaksi) nadir görülür ancak aşırı derecede ciddidir ve acil tedavi gerektirir. Boğazda şişkinlik, nefes darlığı ve çoğunlukla kusma şeklinde kendini gösterir, ve kan basıncında düşüşe ve bilinç kaybına sebep olabilir.

 

Teşhis nasıl koyulur?

Alerji tanısı koymak için yapılan en yaygın testler iğne testi ve kan tahlilleridir. Ancak bu testler tanı koymak için tek başına yeterli değildir ve birçok durumda diyet denemeleri ile desteklenmelidir. Kesin bir tanı koyulmadan önce önemli gıdaların diyetinizden çıkarılmaması önemlidir ve dikkat edilmelidir. Bu durum özellikle çölyak hastalığından şüphe duyulan durumlar için geçerlidir. Glutensiz diyete başlamadan bu hastalığın teşhisi hemen hemen mümkün değildir. Deneme yoluyla, şüphelenilen gıda maddeleri belli bir dönem boyunca diyetten çıkarılır ve daha sonra aynı gıda maddeleri tek tek diyete dahil edilir.

Çölyak hastalığını ve laktoz intoleransını doğru şekilde teşhis edebilmek için iyi testler mevcuttur. Ancak diğer gıda duyarlılıklarını teşhis etmek için güvenilir bir test bulunmamaktadır. Birçok alternatif tedavi uygulayan terapistler bu tür testleri önerirler, ancak bu testlerden alınan sonuçların ne derece doğru olduğu tam olarak bilinmemektedir. Rikshospitalet (Devlet hastanesi) HF, Barneklinikken (Çocuk kliniği) Voksentoppen, alerjisi olan çocuklara mahsus bir ihtisas hastanesidir. Yetişkinlere mahsus benzer ihtisas hastaneler bulunmamaktadır. Yetişkinler ilk önce aile doktoruna başvururlar ve aile doktoru daha sonra kişiyi söz konusu uzman doktora, örneğin mide-bağırsak uzmanına, akciğer uzmanına veya kulak/burun/boğaz uzmanına sevk eder.

Astım, alerji ve aşırı duyarlılık ile ilgili karmaşık bir sağlık durumu olanların değerlendirilebileceği bölgesel merkezler de bulunmaktadır.

 

Tedavi

Gıda alerjisinde tek tedavi size dokunan gıdalardan uzak durmaktır. Genellikle en güvenli yol yemeğinizi kendinizin hazırlamasıdır. Hazır ürünler tüketildiğinde içeriğini mutlaka her zaman dikkatlice okumanız önemlidir. Restoranlarda ve lokantalarda yemeğin içeriğini sormanız ve alerjiniz ya da gıda duyarlılığınız hakkında bilgi vermeniz önemlidir.

 

Doğru şekilde terkip edilmiş bir diyet özellikle çocukluk yıllarında çok önemlidir.

Gıdalardan çıkarılan besin maddeleri telafi edilmek zorundadır. Süt alerjisinde yeterli miktarda kalsiyum, iyot ve B-vitamininin temin edilmesi önemlidir. Küçük çocukların protein tüketiminin de dikkatli şekilde takip edilmesi önemlidir.

 

İnek sütü alerjisi olan küçük çocuklara (< 3 yaş) (eczaneden reçete ile) tam süt takviye ürünü verilmelidir. Buğday içermeyen diyetlerde yeterli miktarda protein, lif ve mineral alınması önemlidir. Bir çok meyve ve sebzeden uzak durulması durumunda C-vitamini alınımında azalma görülecektir. Diyet ile ilgili bireysel yardım almanız için doktorunuz sizi bir diyetisyene yönlendirebilir.

 

İlaçlar

Hayati tehlikelere sebep olabilecek ciddi alerjik reaksiyonlara maruz kalan kişiler yanlarında adrenalin enjektörü (Epipen og Epipen jr.) bulundurmalıdırlar. Bu iğneler kişinin yanlışlıkla dokunan bir şeyi tüketmesi durumunda «panzehir» olarak uygulanır. Diğer alerji rahatsızlıkları, örneğin polen alerjisi için alınan alerji ilaçları, dokunan gıdaların tüketilmesi durumunda ortaya çıkan rahatsızlıkların azalmasında etkin olabilir. Ancak gıda alerjisinde sabit ve düzenli ilaç kullanmak yaygın değildir.