Jump to main content Jump to footer
logo: Astma- og Allergiforbundet - gjør Norge friskere

Astım ve soğuk hava (Astma og kulde)

nb Dato publisert: Sist oppdatert:

Astım ve soğuk hava hakkında bilmeniz gerekenler – NAAF’ın bilgi metni

Soğuk hava astım ve solunum yolu rahatsızlıkları olan kişilere ek rahatsızlıklar verebilir. Astımlı kişiler yinede iyi ve önleyici tedbirlerle, doğru ilaç kullanımıyla ve soğuğa karşı korunmayla kışın soğuğunda dışarıda dolaşabilirler.

Tek başına soğuk genellikle büyük bir sorun değildir. Özellikle şehirlerde ve çok nüfuslu yerleşim alanlarında olmak üzere soğuk havalarda havadaki kirlenme ve toz miktarının artması astımın genelde kötüleşmesine sebep olur. Kış aylarında sık sık yaşanan soğuk algınlığı da rahatsızlıkların artmasında etken olacaktır. Astım değişik şekillerde olan bir hastalıktır ancak soğuk havalarda bir çok kişi rahatsızlık hissedecektir. Oldukça soğuk havalarda (<10 °C) yoğun egzersizlerden kaçınmak ve dikkatli olmak önemlidir.

 

Astımlılarda soğuk havaların etkisi

 

Bir çok astımlının soğuk havayı teneffüs ettiklerinde kendilerini kötü hissetmelerinin sebebi solunum yollarının soğuğa karşı aşırı derecede hassas olmasıdır ve soğuk hava alerjisinden dolayı değildir. Soğuk hava solunum yollarının kurumasına ve daralmasına neden olur.

 

Buna ek olarak, aşırı soğuk havalarda burundan nefes almakta oldukça zorlaşır. Astımlı kişilerin ağız yolu ile teneffüs etmeleri durumunda teneffüs edilen hava solunum yollarının daha çok daralmasına sebep olur. Bu da havanın solunum yollarına ulaştığı anda yeterli derecede ısıtılamamış olmasından kaynaklanmaktadır.

 

Burunun solunum yollarını arıtılmamış havaya karşı korunmasında çok önemli bir rolü vardır ve burun büyüklüğü burundan nefes alma yeteneğini etkilediği görülmüştür.

Inuitler oldukça soğuk iklim şartları altında yaşamaktadırlar (Grönland Adasında) ve yapılan araştırmalar Inuitlerin birçok diğer etnik gruplara göre daha yüksek nazal boşlukları olduğunu göstermektedir!

 

 

 

Astım, soğuk hava ve egzersiz

 

Yeterli derecede koruyucu önlemler alınmadan aşırı soğuk havalarda egzersiz yapmanın astımın kötüleşmesine yol açabileceğinin farkında olmak önemlidir. Eforla ortaya çıkan astım soğuk havalarda yapılan ağır egzersiz yüzünden olabilir çünkü akciğerlere bol miktarda soğuk hava takviyesi yapılmaktadır. Eforla ortaya çıkan astım genelde eksi 15 dereceden daha soğuk havalarda yapılan ağır egzersiz veya yarışmalar sırasında meydana gelmektedir.

 

Normal solunum yolları da soğuk havalarda efor sarfedildiğinde belli bir ölçüde reaksiyon gösterebilir. Bu durum hem hayvanlar hem de insanlar için geçerlidir. Alaska’ da kayak çeken köpeklerden koşu sonrası alınmış doku örnekleri köpeklerde değişik derecelerde enflamatuar reaksiyonların oluştuğunu göstermiştir – aynen bizim kros kayakcılarımızda soğuk havada yapılan yarışma sonrası olduğu gibi.

 

Buna rağmen fiziksel aktivitelerin kondisyonunuzu arttıracağını ve astımın üstesinden gelmenizde yardımcı olacağını unutmamanız önemlidir. Burun ve ağızlarını soğuk havaya karşı korumaları ve astım ilaçlarını doğru miktarlarda almaları koşulu ile astımlı kişiler soğuk havalarda bile etkinliklere düzenli şekilde katılabilirler. Astımlı kişiler genellikle

– 10 derecenin altındaki soğuk havalarda kondisyon egzersizleri yapmamalıdırlar.

 

Ancak astım hastalığın seyrinde dalgalanmalar olması ile son derece bireysel bir hastalıktır ve bazıları bir kaç derece soğuk havada dahi nefes almada güçlük çekebilir. Kendi hastalığınız hakkında bilgi sahibi olmanız ve kendi reaksiyonlarınıza dikkat etmeniz önem taşımaktadır

 

Soğuk hava astımı ve soğuk alerjisi aynı değildir

 

Soğuk alerjisi bir şeylere ve özellikle soğuk suya maruz kalmak suretiyle ciltte meydana gelen kurdeşendir. Soğuk havadan veya soğuk sudan kaynaklanan kurdeşen vücudun birçok bölgesinde şişkinlik gibi ciddi reaksiyonlara neden olabilir. Soğuk alerjisi alerjik şok nedeni olabilir.

 

Astım, soğuk hava ve partikül madde kirliliği

 

Şehirlerde ve nüfusu yoğun olan yerleşim alanlarında rüzgarın az ve trafiğin yoğun olduğu soğuk günlerde havadaki gaz ve toz miktarında bir artış görülecektir.

Dizel motorlardan çıkan azot dioksit gazları, NO2, hava kirliliğinin artmasında etken olacaktır.

 

Özellikle hassas gruplarda azot dioksit gazını solumak öksürüğün artmasına, bronşite ve enfeksiyonlara karşı daha az dayanıklılık gibi durumlara sebep olabilir. Astımlı hastalar azot dioksit gazına kısa süreli maruz kalmalarında dahi solunum fonksiyonlarında bir bozulma ile tepki verirler.

 

Havada uçuşan toz ve parçacıklar kronik solunum hastalığı olan kişilerde hastalıkların ortaya çıkmasına veya hastalıkların daha da kötüleşmesine neden olurlar.

Havada uçuşan toz ve parçacıklar aynı zamanda alerjilere yol açabilecek alerjenleri de taşıyabilir.

 

Korunma ve önleme – astım ve soğuk hava

 

Norveç Astım ve Alerji Derneği’ nden temin edilebilecek Jonas ısıtma maskesi soğuğa ve kuru havaya karşı çok iyi koruma sağlar ve soğuk havalarda daha kötü olduklarını hisseden kişiler için uygundur.

 

Jonas maskesi aynı zamanda soğuk havada yapılan egzersizlerde çok iyi koruma sağlar. Bere, boyunluk veya menfezli atkı havanın akciğerlere ulaşmadan önce yeterince ısınmasında yardımcı olur. Böylece astımlılarda ve soğuk havalarda burundan nefes alıp vermenin zor olduğunu düşünen diğer kişilerin rahatsızlıklarında bir azalma olur.

 

Jonas maskesi tedavi için yardımcı gereç olarak kabul edilir ve bir uzman tarafından yazılan tavsiye üzerine sağlık kurumunuz tarafından tedaviye yardımcı araç ve gereç olarak size ücretsiz olarak verilebilir.